Modern dünyada bir şarkıcının zirveye oynaması için artık sese veya sanata ihtiyacı yok. Formül çoktan yazıldı: Küfür et, değerlerle dalga geç, uçlarda yaşa ve bunu ritmik bir alt yapıyla servis et. Peki, toplum olarak “komşun söylese kavga çıkaracağın” bu sözleri neden milyonlarca kez dinliyoruz?
Beynin Teslimiyeti: Dim Tıs Hipnozu Psikolojide “Maruz Kalma Etkisi” denilen bir gerçek var. Bir şeye, özellikle de ritmik ve basit bir içeriğe ne kadar çok maruz kalırsanız, zihniniz ona o kadar alışır. Alışkanlık ise bir süre sonra “beğeni” maskesi takar. Kafede, yolda, internette her an karşınıza çıkan o içerikler, beyninizin savunma mekanizmasını yavaş yavaş kırıyor.
Genç Beyinler ve “Servis Edilen” İçerikler Gençlik dönemi, doğası gereği yeni olanı denemeye ve sınırları zorlamaya en meraklı olunan evredir. Endüstri, bu biyolojik gerçeği çok iyi biliyor. Kaliteli, derinlikli ve erdemli içerikler “nadir” bir şekilde sunulurken; yıkıcı içeriklerin her köşe başında “bedava” ve “yoğun” şekilde servis edilmesi bir tesadüf olabilir mi?
Bu sadece bir müzik tercihi değil, planlı bir kültürel değişim projesidir. İçeriğin niteliksizleşmesi, aslında toplumun ortak paydasının aşağı çekilmesidir. Şimdi kendinize sorun: Neyi gerçekten severek dinliyorsunuz, neye sadece “alıştırıldınız”?