“Ayrılıktan zor belleme ölümü, çekmeyince sezilmiyor Mihriban…” Türkülerimiz, şiirlerimiz ayrılığın o derin sızısını böyle anlatır. Hepimizin hayatında en az bir kez kendine sorduğu sorudur: “Hocam, bu acı kaç saat, kaç gün sürer?”
Psikolojik Takvim: Ortalama 2 Ay Şairlerin ve aşıkların “gönül saati” sonsuz gibi görünse de, psikolojik açıdan bakıldığında beynimizin bir adaptasyon süreci vardır. Ayrılık acısı, teknik olarak bir “yas” sürecidir. Uzmanlar, akut yas döneminin ortalama 2 ay sürdüğünü belirtir. Bu, 2 ay sonra o kişiyi tamamen unutacağınız anlamına gelmez; ancak acı, günlük hayatınızı felç eden o keskin halinden, daha yönetilebilir, silik bir sızıya dönüşmeye başlar. Günlük hayata dair detaylar tekrar dikkatinizi çekmeye başlar.
“Çivi Çiviyi Söker” Tuzağına Düşmeyin Bu 2 aylık zorlu süreci atlatmak için toplumda sıkça verilen yanlış bir tavsiye vardır: “Çivi çiviyi söker.” Yani hemen başkasıyla görüşmek… Bu, yası iyileştirmez, aksine derinleştirir. Çünkü iyileşmemiş bir yaranın üzerine kurulan yeni iletişimde devreye “kıyaslama” girer. Gideni, gelenle kıyaslamak zihninizi daha çok karıştırır ve süreci uzatır.
Ne Zaman Destek Almalı? Eğer aradan aylar geçmesine rağmen acınız ilk günkü tazeliğinde devam ediyorsa, yataktan kalkmakta zorlanıyor ve hayatı kaçırıyorsanız; yasınız “patolojik yas”a dönüşüyor olabilir. İşte o zaman bir arkadaşla dertleşmek yetmez, profesyonel bir destek alma vakti gelmiştir. Unutmayın, acı çekmek zayıflık değil, insan olmanın bir parçasıdır; ama iyileşmek de sizin elinizdedir.