“Offf” dedi kadın, “değiştir şu kanalı. Hep aynı haberler. Yok o onu vurmuş, bu bunu tehdit etmiş. Trafikte, okulda, yolda sokakta şiddet. İnsanlara bir rahat yok. En azından evin içine girmesin yankıları. Bilip de ne yapabiliyorum ki, duymasam daha iyi.” Çayından bir yudum almıştı ki eşi Celal, hemen kumandaya uzandı. Hak veriyordu. Biraz da utancındandı. Çünkü bu konu ne zaman açılsa, aile içi şiddet geçmişi çarpardı yüzüne.
Evliliğin ilk yıllarındaki öfkesi… Cahillik, derdi kendine hep. Halbuki çocukluğundan mirastı o şiddet psikolojisi. Babasından yediği kızılcık sopası izleri hâlâ sırtında, zihninde. “Babam da beni döverdi. Ne döverdi… Neden döverdi?” diye düşünürken annesi de hiç durdurmazdı. “Celal gene çantasını okulda unutmuş, artık ne ceza verirsen ver babası sensin” dediğinde bile bir “Oğlum sen çocuksun, yarın unutma olur mu?” çıkmazdı annesinin dudaklarından.
Bir gün pazarda kaybolduğunda Celal’in dünyası yıkılmıştı. O kırmızı oyuncak kamyonun hayaliyle gözünü bir an ayırmıştı… Kalabalıkta bir anda yok olmuştu annesi babası. Korku, yalnızlık, çaresizlik… Nihayet bulduklarında sarılmak isterken annesi öyle bir tutmuştu ki kolunu: “Aptal mısın sen!” demişti.
İşte o gün anladı:
Sevgi = Ceza demekti.
Güvence = Acı demekti.
Öfke çoğu zaman hayatta kalma çabasıdır. Tek başına şiddet değildir.
Ama öğrenilmiş şiddet ise aktarılır.
Sadece yumruk değil, söz de şiddettir.
Sükût bile bazen şiddettir.
Freud, şiddetin bastırılmış saldırgan dürtülerden doğduğunu söyler.
Winnicott “terk edilme ve yoksunluk korkusuna” bağlar.
Fromm ise toplumsal köklerine dikkat çeker: değersizlik, dışlanmışlık.
Yani şiddet her zaman bağırmaz.
Bazen ağlayamayan bir çocuğun sessiz çığlığıdır.
Peki öfke kontrolü için ne yapacağız?
• Derin nefes
• Bol hareket
• Kırılmadan konuşmak
• Kendini tanımak
• Neyi sevdiğini bilmek
Kimse sana değer vermiyorsa bile…
Bir dur. Kendine bir değer ver.
Neyi seviyorsan onu artır, neyi sevmiyorsan azalt.
Baktın olmuyor.
Öfken de seni, sen de kendini tüketiyorsun.
Utanma. Sıkılma. Saklama.
Bir psikiyatrist ya da psikoterapi desteği
hem sana iyi gelir
hem de sevdiklerin derin bir nefes alır.
Kal sağlıcakla.
Unutma:
Şiddeti bitiren ilk adım, onu konuşabilmektir.